TÜRKİYE'DE SATANİZM'İN VE SATANİSTLERİN DURUMU ÜZERİNE

Ne yazık ki popüler kültürün her şeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanma amacı yüzünden bir çok şey dejenere oldu, yozlaştı ve aslından uzaklaştı.Bu ögeler zaman içerisinde tekrar tekrar ısıtılıp insanların önüne kondu ki acı olan taraf da insanların bu defalarca ısıtılmış yemeği her gördüklerinde buna adeta taze, leziz bir yemekmiş gibi muamele etmeleridir ki bu bayat yemeği insanların önüne koyanların da istedikleri şey budur zaten. Belki okuyanlara tüm bu yazdıklarım anlamsız veya saçma gelebilir, belki de bir çoğu şu anda konu başlığıyla bir alaka kurmakta zorlanıyordur bu yüzden yukarıda ismini vermediğim ''ögeler'' deyip geçiştirdiğim ögelerden belkide en popülerinin Satanizm olduğunu söylesem herhalde yanlış bir savda bulunmuş olmam. Satanistler ve Satanizm, Türkiye'de en çok saptırılmış, inananları en çok baskıları ve dışlanmayı görmüş inançlardan bir tanesidir. Çoğu insanın zannettiği gibi Satanizm'in doğuşu geçen yüz yıl içerisinde olmadığı gibi bırakın Ortaçağ'ı, Satanizm Şeytan'ın varlığıyla birlikte varolagelen bir olgudur ve ne yazık ki defalarca kere söylenmesine rağmen insanların çoğu hala Satanistlerin Kutsal Kitap'larda bahsedilen Şeytan ile alakalı olduğunu zannetmektedir. İnsanlığın bir numaralı düşmanı olan, hayatındaki tek amacın insanoğlunu Allah'ın yolundan saptırmak olan ve ne tezattır ki her şeyi bilen ve her şeyi gören Allah tarafından yaratılan düş ürünlerine inandığımızı düşünüyorlar. Bütün bu yanlış bilgilendirme, kasıtlı yalan haberler sadece biraz daha tiraj arttırmak için böyle şeylerin peşine düşen sefil gazeteler ve sefil gazeteciler tarafından icra edilmektedir. Ne yazık ki yurdumuzda bizlere gerçek anlamda söz hakkı tanıyan, bunu yapabilecek kadar cesur olan çok çok az sayıda gerçek gazeteci ve sağduyu sahibi insan vardır. Ve yine ne yazıktır ki yurdumuz insanlarının çoğu hala Satanistleri kedi kesen, ritüellerinde türlü insanlıkdışı eylemler sergileyen, hayat içerisinde bir hedefi olmayan, genelde sorunlu ailelerin, sorunlu ilişkilerin bir sonucu olarak görmekteler. Ve dahası insanlar arasında şu anlayış kasıtlı olarak yaygınlaştırılmak isteniyor ki, Satanizm'e inanmış gençler/insanlar genelde ortanın üstünde gelir seviyesine sahip zengin aileler ve onların çocuklarıdırlar -ki bunu en son yaşanan Münevver Karabulut cinayetinde gördük- bu tamamen yanlış ve kasıtlı çıkarılmış bir haberdir ve amacı da Türkiye'de çoğunluğu oluşturan orta gelirli vatandaşlarımızı/onların çocuklarını bu inanç sanki devlet güvenliğinin bir numaralı tehdidiymişçesine Satanizm'den uzak tutmaya çalışmaktan başka hiçbir şey değildir. Halbuki bizlerin çoğu orta gelir sınıfına mensup ailelerin çocuklarıyız ve dahası bizim aramızdaki kardeşlik bağları insanları böyle şeylerle yargılamaz ve kategorize etmez. Bunun yanında bir diğer önemli sorun da ''gerçek'' Satanistlerin Türkiye'de kendilerini yeterince tanıtamamaları ve yeterince söz hakkı bulamamaları durumudur. Satanizm'in Türkiye'de tanınmasından bu yana on yıla yakın bir süre oldu ve bu süreç içerisinde Satanistlerin kendilerini anlatmaları, kendilerini ifade edebilmeleri şansı ne yazık ki süreç içerisinde Satanizm'le ve Satanistlerle alakalı olarak çıkan haberlerin ancak %1'lik bir dilimini oluşturur. Bu korku kimden veya nedendir? Neden bazıları Satanistlerin kendilerini ifade etmelerinden bu kadar çekinmektedir?

Öncelikle ilk sorumuzun cevabını arayalım; bu korku kimden veya nedendir? Ekranlarda yansıtılan Satanizm ve Satanist portresine bakacak olursanız ergenlik problemlerini atlatamamış, kendisine bir kaçış yolu arayan, gerçekten hayatında hiçbir amacı olmayan ve kuvvetle muhtemeldir ki bundan sonra da olmayacak bir avuç psikolojik sorunlu sefil gençten başka bir şeyi göremezsiniz. Peki tüm Türkiye'de, tüm gazetelerde haftalarca manşetleri süsleyen gerçekte Satanistlikle uzaktan yakından alakası olmayan bu sefil insanları kim veya kimler bir korku imparatorluğunun kralları haline getirdiler? Ve bunu ne amaçla yaptılar? Amaç basit olmasına rağmen Türk halkının büyük çoğunluğu maalesef bu olayın Satanizmle ve Satanistlikle alakası olmadığını anlayamadığı gibi, bu sefil insanların da gerçekten Satanizm ve Satanistlikle alakası olduğunu zannettiler fakat olayın arka planını anlayabilen azınlık televizyon ekranlarında, gazetelerde ve dergilerde devam ettirilen bu "Satanist Avı"nın amacının Türkiye'nin gerçek sorunlarından halkı uzaklaştırmak, suni bir gündem yaratmak, insanların başka şeylerle meşgul olmasını sağlayıp hatta örtmekten ibaret olduğunu anladılar. Ama yukarıda da belirttiğim üzere Türk halkının büyük çoğunluğu bu Satanist haberleri furyasındaki gerçek amacı anlama yolunun yakınından bile geçmiş değillerdi.

İkinci sorunun cevabını verecek olursak; yazının ilk paragrafında da belirttiğim üzere şu ana kadar yapılan sayfalarca gazete haberinin, sayısız programın, dergi röportajlarının gerçekten kaç tanesi Satanizmin ne olduğunu bilen ''gerçek'' Satanistlerle yapıldı? Bununda cevabını vermek gerekirse hiçbiri. Tüm bu saydıklarımın içerisinden hiçbiri gerçek Satanistlerle yapılmış konuşmalar, röportajlar veya onların kendilerini anlatabildikleri ortamlar olamadılar. Peki bunca haber, röportaj, program kiminle yapıldı? Cevabı gayet basit, bunca haber bunca röportaj bunca televizyon programı ya hayat amaçları kadın programları ve böyle sansasyon yaratan olayları yorumlamakla geçen, bu işten para kazanan sabah kuşağı din adamlarıyla ya da herhangi bir televizyon çalışanının ''tipi Satanist'e en çok benzeyeniyle'' yapılan tamamen kurgulanmış programlardır (bkz: satanist evlat arif). Programlarda nelerin olacağı bellidir, hangi soruların sorulacağı bellidir, eğer halkın çok seveceği ''çok gizli ayin görüntüleri'' gibi şeyler varsa özenle ekrana ''Lütfen çocuklarınızı ekrandan uzak tutunuz'' veyahut ''Ve işte tüyler ürperten Satanist Ayini!'' gibi ilgi çekici uyarı cümleleri konularak insanların ilgisi çekilmeye çalışılır ve böylece kanallar bundan rating yaparlar. İşte böylece yaratılır Satanist korku imparatorluğu! Gerçekte var olmayan şeyleri, hayalleri, halkın bilinçaltında onlara popüler kültürün bir korku ögesi olarak enjekte edilmiş şeyleri uyandırırlar ve böylece çekerler halkın ilgisini. Çünkü insan korkmak ister ve en temel hislerden birisidir bu. Bundan bin sene önce de insanlar böyle ortak ''popüler kültür korku ögeleri'' yaratmışlardı, bugün de yaratıyorlar ve belki de bundan bin sene sonra da insanlar yine böyle korku ögelerini toplu olarak kendi bilinçaltlarına enjekte edecekler ve böylece tatmin olacaklar bazıları ve diğerleri yani kodamanlarda gelip insanların toplu-bilinçlerinde oluşmuş olan bu ''ortak korku ögelerini'' bir güzel paraya çevirecekler ve bu çark böyle dönmeye devam edecek. Bunlar varsayımlar veyahut teoriler değil. Gerçekten olmuş ve gerçekten olacak şeyler. Bundan bin sene önce Ortaçağ Avrupa'sında toplu bilincin en müthiş korku ögesi ''Cadılardı''. Bu yüzden bir milyona yakın insanın diri diri yakılmasıyla, işkence görüp öldürülmesiyle son bulan insanlık dışı şeyler yapıldı ''Tanrı'' adına. Ve bundan kim kazançlı çıktı? Sözde cadı avlamayı kendilerine meslek haline getiren bir takım kimseler ve tabikide Hıristiyan Kilisesi. İşte sistemin çarkı bundan yüzlerce yıl öncede böyle işliyordu ve bugünde böyle işliyor. Değişen sadece ögeler, bugün insanları ''cadı'' kavramı ile korkutamıyorlar fakat insanları ''canavar Satanistler'' kavramı ile korkutabiliyorlar, insanların toplu-bilinçlerinde böyle bir imge oluşturabiliyorlar. Tamamen siyahlar giyinmiş, sert bakışlı, garip aksesuarları olan, uzun saçlı bir kimse. İşte toplu-bilincin Satanist tanımlaması. Fakat insanlar dışa karşı öylesine kapalılar, bilinmeyenden öylesine korkuyorlar, kendi koymadıkları değer yargılarını öylesine benimsiyorlar ki bırakın Satanizm'i anlamak, ''yeni'' ve ''tanıdık olmayan'', ''bilinmeyen'' herhangi bir şey hakkında bile iyi düşüneceklerini ne yazık ki tasavvur edemiyorum.

Peki kim besliyor insanların bu korkularını? Bunları kullanıp da Satanistlerin ''insanlarca doğru anlaşılmasından'' çekinenler kimler ve yukarıdaki soruya birazcık daha katkıda bulunması için neden çekinmekteler bundan?

Yukarıdaki paragrafta da söylediğim üzere insanların toplu-bilinçlerinde bu korkuyu besleyen sistem ve sistemin efendileri, sistemin yöneticilerinden başka hiçkimse değildir. Sizler o sistemin tek-tip dünyasında belirli kalıplar içerisine girmek zorundasınızdır. Duygularınız yoktur, düşünceleriniz yoktur, kişiliğiniz yoktur, benliğiniz yoktur. Sadece onlar alırlar istedikleri şeyleri ve bundan ötesinin de hiçbir önemi yoktur. Bundan ötesinde sizin hayatınız onların sistemlerini bozmadığı sürece bir böcek kadar değersizdir, onların sistemlerini bozmak isterseniz eğer o zaman öldürülmesi/yok edilmesi gereken bir böcek gibisinizdir ve ayaklar altında ezilmemek için bir yandan sistemin getirdiği daha doğrusu size dayattığı hayatla bir yandan da onun efendileri/yöneticileriyle uğraşmak zorundasınızdır. Peki bunlar, bu insanlar nasıl isteyebilirler ki özgürlüğü? İnsanların fikirlerini hürce söyleyebilme hakkının nasıl arkasında olabilirler? Eşitlik ve eşit hakları nasıl savunabilirler veyahut nasıl anlayabilirler hoşgörüyü? Fakat insanlara yanlış tanıtılan o Satanizm'dir ki tüm bunlar onun içinde vardır. İşte bu sebepten ötürüdür ki ne sistem kendine muhalif böyle bir hareketin yeşermesine izin verir ne de onun yöneticileri böyle bir şeye izin verir. Bu yüzdendir ki insanları sürekli yanlış yönlendirip, gerçekleri saptırıyorlar.

Türkiyenin ilk ve tek Satanist organizasyonu olan Satan in Turkey ile 2002 senesinden beri yukarıda saydığım tüm yanlışların düzeltilmesi amacıyla mücadele ediyoruz. İnsanlara, Satanizme inanmış kimselerin de onlar gibi sadece birer insan olduklarını kanıtlamaktan başlıyoruz işe ve devamında sadece isteyenlere kendi gerçeklerimizi açıyoruz. Bazılarının bize isnad ettiği gibi asla ve asla misyonerlik yapmıyoruz. Fakat bize kasten atılan iftiralara, inancımıza yapılan saygısızlıklara ve karalamalara da cevap vermiyor değiliz. Tüm bunlara kalemlerle, harflerle cevap veriyoruz. Biz de diğer dinlerin mensupları gibi ibadet ediyoruz, bir araya geliyoruz fakat bu ibadetlerimiz sırasında bırakın insan kurban etmeyi hiçbir canlıya zarar vermiyoruz. Çünkü bizim inancımızın yegane amacı ruhu geliştirmektir, onu kirletmek değil. Bu yüzden hiç kimseye acı çektirmeyiz ve bunu yapanlar da bizim gözümüzde bir avuç zavallıdan başka hiçbir şey değildir. Biz kimsenin inancına karışmayız aksine ona saygı duyarız biz tüm inançlara saygı duyarız çünkü hepsinin içinde doğrular vardır. İşte biz de hayatımızda ''doğruların'' peşinde gideriz. Bunlar ''bizim doğrularımızdır''. Bizler insanın bir ''birey'' olabilmesi ve ''kulluktan'' çıkabilmesi için kendi doğruları olması gerektiğini biliriz çünkü. Bu yüzden Satanist kendi doğruları olan, mükemmeliyete ulaşmak amacıyla ruhunu ve kendini durmadan eğiten insandan başkası değildir. İşte tüm bunlar için 2002 yılından beri savaşıyoruz ve bugün bu uğraşta uzun yollar kat ettik fakat daha önümüzde kat edecek çok uzun yollar var...

 
Satan in Turkey ©2002-2009